ANADOLU BOZKIRININ GELECEĞİ

/ 30 Eylül 2020 / / yorumsuz
ANADOLU BOZKIRININ GELECEĞİ

Step (bozkır) formasyonları İç Anadolu’da çok geniş alanlarda yayılış gösterirler. Orta Anadolu’daki step formasyonlarının yayılış ekolojisi yüksekliğe göre şöyle sıralanır:

Ova stepleri 500 – 1000 m
Dağ stepleri

Alçak dağ stepleri 1000 – 1500 m
Yüksek dağ stepleri 1500 – 2500 m

İç Anadolu’daki step formasyonlarında yapılan son yıllardaki (yaklaşık son 30 yıl) özellikle vejetasyon çalışmaları günümüz step formasyonlarının floristik ve ekolojik özelliklerini açıklayıcı bir biçimde ortaya koymuştur.

Step (bozkır) toplulukları görünüm itibariyle homojen bir yapıya sahipmiş gibi bir durum arz ederler. Ancak yapılan detaylı ekolojik çalışmalar sonucunda bu toplulukların yüzlerce farklı ekosistemden meydana geldiği görülmüştür. Türkiye’de ve başka bölgelerde step toplulukları diğer formasyonlar ile mukayese edildiği zaman, gerek floristik olarak gerek ekosistem çeşitliliği olarak en zengin biyolojik yapıya sahip habitatlar olarak karşımıza çıkarlar.

İç Anadolu stepinde homojen olarak bozulmamış alanlarda stepin dominant türleri genellikle Thymus (kekik), Astragalus (geven), Stipa (kılaç), Koeleria, Arthemisia (yavşan), Genista (poruk) gibi bitki toplulukları hakimdir.

Orta Anadolu stepinin tarihi yapısına göz atacak olursak; Orta Anadolu’da gerçekleştirilen palinolojik araştırmalarda Horowitz (1971), Van Zeist ve Buttema(1977), Bzille-Robert, Suc ve Vernet (1980) araştırmalarında bu bölgenin başlıca würmiyen buzullaşmasından oldukça fazla etkilendiğini göstermişlerdir. Yaklaşık günümüzden 10,000 yıl önce step topluluklarının yayılış gösterdiği bu bölgede Pinus (çam), Juniperus (ardıç) türlerinin mevcut olduğunu anlıyoruz. Gene İnceoğlu’nun (1987) araştırmasında Tuz gölünde yapılan polen çalışmalarında İç Anadolu’nun dördüncü zamana ait iklimi ve vejetasyonu hakkında önemli bilgilere rastlıyoruz. Bu çalışmaya göre günümüzden yaklaşık 4000 yıl öncesinde otsu türlerin yanı sıra çam ve meşelerin çok yaygın olduğu ayrıca sedir, göknar, porsuk, kayın, ardıç gibi türlerin çam ormanlarına iştirak ettiği görülmüştür. Bu dönemde bölgede nemli habitatlarda kızılağaç, huş, şimşir, karaağaç, dişbudak, gürgen, fındık ve ceviz gibi ağaç populasyonlarının yayılışları az da olsa polenleri tespit edilmiştir.

Kekik stepi: Beypazarı Çayırhan 500 m. jipsli topraklar sarı çiçekli bitki, Verbascum gypsophila (Çayırhan sığırkuyruğu), Mustafa Aydoğdu tarafından 1988 yılında bulunmuştur, endemiktir.

Yukarıda verilen bilgiler ışığı altında Orta Anadolu stepinin ne kadar bir dinamik yapıda olduğunu anlayabiliyoruz. Yakın zamanda Orta Anadolu’da yabancı (Zohary, 1973) ve yerli (Akman, Y., Çetik, R., Aydoğdu, M., Vural, M., Yurdakulol, E., Ketenoğlu, E.) botanikçiler tarafından yapılan vejetasyon çalışmaları bize Orta Anadolu stepinin binlerce yıldan beri dengeye oturmuş değişmeyen bir sekonder vejetasyon tipinin mevcut olduğunu açıklamaktadır.

İç Anadolu stepi fitocoğrafya (bitki coğrafyası) bakımından Holoarktik alanda yer alır. Tetiz alt aleminin Iran- Turan bölgesindeki Batı Asya alt bölgesine ait olan Orta Anadolu alanına (provensine) bağlanır.

İç Anadolu step toplulukları genellikle Kalker, Jips, Silis, Andezit, Serpantin, Marn ve Bazalt gibi çeşitli ana kayalar üzerinde yayılış gösterirler. Ancak en geniş şekliyle kalker ve jipsli ana kayalar üzerinde yayılış gösterirler.

İç Anadolu’da yayılış gösteren step topluluklarının iklimsel olarak genel bir değerlendirmesi yapılırsa; genellikle 500-1200 metreler arasında yayılışı olan alanlarda kışı soğuk ve çok soğuk, yarı-kurak bir Akdeniz iklimi söz konusudur. Genel olarak Orta Anadolu stepinde Akdeniz ikliminin iki büyük alt tipi gözlenir.

  • Bölgenin güneyinde kurak- soğuk Akdeniz
  • Bölgenin kuzeyinde yarı kurak- soğuk ve çok soğuk Akdeniz

(Akman, 2014, Palme Yayıncılık)

İç Anadolu bölgesinde kurak biyoiklim bölgeleri bölgenin güneyinde; Çumra, Cihanbeyli, Karapınar ve Ereğli’nin de içinde olduğu genellikle 700-1000 m yükseklikte yer alan bölgelerdir. Bu biyoiklim bölgelerinde yıllık yağış (P) 280-310 mm arası değerlerdedir. Bu yağış değerleri ile bölge Türkiye’nin en kurak yerlerindendir. Bu bölgede yer alan en büyük ekolojik alanlardan birisi Tuz Gölü vejetasyonudur.

İç Anadolu’nun yarı kurak biyo iklim kuşakları bölgenin kuzey, doğu ve batısında yer alan Ankara, Çankırı, Sivas, Çorum, Yozgat, Afyon, Eskişehir gibi yerlerdir. Bu bölgede yağış değerleri genellikle 350- 500 mm arasında değişmekte olup ova, dağ ve yüksek dağ stepleri bölgede mevcuttur.

İç Anadolu stepinin floristik ve sintaksonomik özellikleri

İç Anadolu’da Sivas, Çankırı, Ankara (Ayaş, Beypazarı, Polatlı) civarları floristik ve ekolojik bakımdan önemli alanlardır. Bu alanlarda jipsli araziler oldukça yaygındır. Jipsli araziler özellikle vejetasyon çeşitliliği ve özel vejetasyon tipleri içermeleri dolayısıyla ekolojik olarak çok çeşitli ve endemik ekosistemlere sahiptirler.

İç Anadolu stepinde yaklaşık olarak 2500 e yakın bitki türü yaygındır. Bu sayı bir step formasyonu için oldukça zengindir örneğin, Cezayir stepi ile karşılaştırılırsa Cezayir’de step alanında tür sayısı 1000 civarındadır.

İç Anadolu’da endemik tür sayısı da oldukça fazla olup %30 civarındadır. Türkiye’de endemik bitkilerin yarısından fazlası bozkırlarda yayılış gösterir. Bunlardan bazı endemik cinsler şunlardır: Verbascum (243 türden 192si endemik), Astragalus (423 türden 260ı endemik), Acantholimon (41 türden 17si endemik), Gypsophila (53 türden 31i endemik), Achillea (46 türden 25i endemik). İç Anadolu bozkırında Labiatae (ballıbabagiller) Leguminosae (baklagiller), Crucifrae (turpgiller), Scrophulariaceae (sığırkuyruğugiller), Compositae (papatyagiller) ve Caryophyllaceae (karanfilgiller) gibi familyalar oldukça yaygındır. Bölgede özellikle ova steplerinde endemik bir tür olan Thymus, leucostomus var. leucostomus (Labiatae) ve diğer varyeteleri dominant olarak çok geniş alanlarda fizyonomik görünüşe sahip bir yapı oluştururlar. Ayrıca İç Anadolu’da ovada tuzlu stepler geniş alanlarda yer alırlar. Tuz Gölü ve Seyfe Gölü bunlara örnektir. İç Anadolu’da dağ steplerinde (1000-1500 m) genellikle Astragalus microcephalus (Leguminosae) dominant tür olup fizyonomik bir yapı oluşturur.

İç Anadolu stepinin geleceği tehlikede mi?

İç Anadolu stepi geçmiş son birkaç yüzyıldır iyi korunan tahrip edilmeyen bir yapıya sahipti. Ancak teknolojik gelişmeler, özellikle modern tarım araçlarının gelişimi, şehircilik faaliyetleri, aşırı otlatma, sanayileşme, yanlış ağaçlandırma, taş ocakları, yakma ve benzeri faaliyetler bozkır ekosistemleri üzerinde ağır baskılara neden olmaktadır. İç Anadolu iklimsel bakımdan (özellikle yağış) zengin bir bölge değildir. Ekolojik ve floristik yapısı tahrip olan ekosistemlerin geriye eski haline dönüşü söz konusu değildir. Zira mevcut iklim ile yeteri kadar beslenememektedirler.

İç Anadolu stepinin bozulması son 20 yıl içerisinde hız kazanmıştır. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi İç Anadolu’da iklimsel değerler özellikle yağışlar tahrip edilen step ekosistemlerini dengeleyecek güçte değildir. Yıllık yağışın 300-350 mm olduğu ve bilhassa kuru ve mekanize tarımın yapıldığı bu alanlar çok çabuk bozulma hassasiyetine sahiptirler.

Bozkır degredasyonunun gelecekte insan yaşamını tehdit edecek olumsuzlukları neler olabilir?

Öncelikle Orta Anadolu stepi biyolojik çeşitlilik bakımından bölgesinde (Akdeniz bitki coğrafyası) çok önemli bir yere sahiptir. Tür çeşitliliğinin yanı sıra yüzlerce hatta binlerce ekosistem ve habitat çeşitliliği ile ayrı bir yer ve konuma sahiptir. Stepte her bir müdahale ve neticesindeki tahrip bir veya birden fazla ekosistemin ve habitatın yok olması demektir ki bu biyolojik çeşitliliğin yok olması adına son derece üzücü bir durumdur.

İç Anadolu’daki ova ve dağ steplerinin tahribi gene bir başka açıdan olumsuzluk demektir. Ova ve dağ steplerinde yayılış gösteren dominant türler (kekik, geven, yavşan, yabani buğday türleri vs.) toprağı bir yorgan gibi örterek toprağın üst tabakadaki zengin organik yapısını korur ve beslerler. Özellikle dağ steplerinde yayılış gösteren Astragalus (geven) lar toprağı kök, dal ve sürgünleri ile öyle bir korurlar ki ilkbahar ve sonbahar mevsiminde Orta Anadolu’da oluşan sert kırkikindi yağmurlarının hızını keserek toprak erozyonunu önlerler. Stepin dominant bu türleri ayrıca fauna çeşitliliğini de geliştirirler, fotosentez yaparak ortama besin temini yaparlar. Türkiye’de en verimli ve kaliteli arıcılık step topluluklarının yaygın olduğu alanlarda yapılmaktadır. Daha sayılamayacak pek çok yarar bu topluluklar tarafından biz insanlara sağlanmaktadır. Kısaca step Türkiye’nin gelecekteki sigortasıdır.

Bozkır için biz ne yapmalıyız?

Öncelikle Türkiye steplerinin ve üzerinde yayılış gösteren ekosistemlerin ve habitatların dolayısıyla türlerin ne anlama geldiğini çok iyi kavramalıyız ki bundan sonra yapacağımız şeyleri sıraya koyalım.

Step topluluklarını şu aşamada korumaya almak belki de maliyeti yüksek olan bir iştir ancak eğer her türlü geleceğimiz dolaylı da olsa bu topluluklara bağlı ise her ne pahasına olursa olsun maliyetlerden kaçmamak gerekir.

  1. Öncelikle stepte özel koruma alanları yapılmalıdır. (Stepin biyoçeşitliliğini korumak için önemlidir.)
  2. Otlatma periyodu tayin edilmelidir. (Türlerin çiçeklenme ve tozlaşma zamanlarını dikkate alarak)
  3. Tarım alanı ve step sınırları iyi korunmalı, stepte tarım alanı açmaya son verilmelidir. Step sınırındaki anız yakılması cezai yaptırımları artırılmalıdır.
  4. Sanayileşme ve şehirleşmelerde yerleşim alanı olan yerleri iyi seçilmelidir. Ucuz arsa politikası ile step topluluklarının yaygın olduğu hazine alanlarının arsa tahsisi yapılmasından vazgeçilmelidir.
  5. Sulama maksadı ile açılan kuyu, kanal gibi alanlar kontrol altına alınmalıdır.
  6. Tarım alanlarında bilinçsiz ilaçlamaya son verilmelidir.
  7. Bütün bunların yanı sıra en önemlisi de İç Anadolu kırsalında yaşayan insanlara step ekosistemlerinin biyolojik çeşitliliğinin önemi hakkında eğitim seminerleri düzenlenmelidir.
Prof.Dr. Mustafa AYDOĞDU

1952 yılında Beypazarı'nda dünyaya geldi. 1978 yılında Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Botanik kürsüsüne asistan olarak girdi. 1988 yılında doçent oldu ve aynı yıl Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Bölüğmüne öğretim üyesi olarak geçti. 1994 yılında profesör oldu. Özellikle Orta Anadolu step (bozkır) ekosistemlerinde vejetasyon konusunda çok sayıda yayını bulunan ve projede görev alan Prof.Dr. Mustafa Aydoğdu derneğimizin üyesi ve bilim danışmanıdır.