Doğa düşmanı atıklar

/ 1 Haziran 2018 / / yorumsuz

Doğamızı tehdit edecek kadar çok ve çeşitli atık üretiyoruz. Ürettiğimiz atıkların soluduğumuz havayı, içtiğimiz su kaynaklarını, toprakları ve denizleri kirleten en önemli etkenlerden biri olduğunun farkında olmak gerekir. Dünyamızda her yıl tonlarca plastik ve mikroplastik atık nehirlere, denizlere ve okyanuslara ulaşıyor. Sanayi ve evsel kaynaklı milyonlarca ton atık su gölleri, akarsuları ve yine denizlerimizi tehdit ediyor. Atıklarımızı bertaraf edebilmek için geniş arazileri, çöpleri depolamak veya atık su arıtma tesisleri kurmak için kullanıyoruz.
Gelişen teknolojiyle beraber birçok sentetik ve kimyasal madde biz daha tehlikeleri ve tehditlerinin farkına bile varamadan günlük yaşantımızın bir parçası haline gelmeye başladı. Zaman zaman kanserojen etkisi ortaya çıkan maddelere karşı satın aldığımız ürünlerin etiketlerini incelesek de bu konuda bilinçlive duyarlı hareket edemiyoruz. Bununla birlikte doğamız ve sağlığımız konusunda güvenilir ürünleri kolayca ayırt ve tercih edebileceğimiz sistemlerin de yeterince bulunmadığını söyleyebiliriz.
Kişisel bakım ürünleri, deterjanlar, giysiler, ev eşyaları hatta oyuncaklar hemen hemen bütün kullandığımız ürünler çok çeşitli nitelikte hatta bazıları tehlikeli kimyasal maddeler sınıfına giren kimyasallar, plastik ve mikroplastik denilen çok küçük boyutlarda plastik parçacıklar içerebiliyor. Evlerimizden çıkan çöpler ve atık sular kanalıyla bu kimyasallar, plastikler ve mikroplastikler artarak doğal ekosistemlere taşınmaya devam ediyor.
Doğa düşmanı atıkları olan ürünlerin kullanım sonrası süreçte ekosistemlerde meydana getirdiği tahribat ve bu ürünlerin atıklarının bertarafı için gereken ileri teknolojik yöntemlerin maliyetleri göz önüne alındığında üretimlerinin azaltılması, kısıtlanması ve yasaklanması yönünde tedbir alınmasının gerektiği çok açıktır. Bunun yanı sıra tüketim alışkanlarımızda meydana getireceğimiz değişimlerle doğa dostu ürünleri tercih etmek, kullandığımız ev ve kişisel eşyaların atıkları konusunda bilgi sahibi olarak çevresel riskleri azaltılmış ürünleri seçmek gerekir. Böylece maliyetleri yüksek olan alternatif doğa dostu ürünlerin pazar payının artmasına katkı sağlanabilir.
Doğada uzun yıllar bozunmadan kalabilen, ekosistemlerde canlı yaşamını ayakta tutan döngüleri tahrip eden ve sonuçları yaşam kalitemizi hatta varlığımızı tehdit edebilecek düzeyde olan mikroplastik ve tehlikeli kimyasal maddeler gibi atıklarla mücadele edilmesi kaçınılmazdır. Öncelikli olarak bilimsel çalışmalarla doğal sistemleri tahrip eden maddelerin yaygın kullanım alanı olan ürünlerde bu maddelerin kullanılması mutlaka yasaklanmalıdır. Doğa dostu ürünler teşvik edilmeli pazar payı artırılmalıdır. Çevresel etiket sistemleri geliştirilerek doğa dostu ürünlerin tercih edilebilirlik düzeyine katkı sağlanmalıdır. Üretirken doğamızdan ürettiğimizi, tüketirken doğamızdan tükettiğimizi, atarken doğamızı kirlettiğimizi sonuç olarak yeryüzündeki varlığımızı tehdit ettiğimizi unutmayalım.
Etiketler
Serap KANTARLI

Doğa ve Sürdürülebilirlik Derneği kurucusu ve yönetim kurulu başkanıdır. 1994 yılında Çevre Bakanlığında Biyolog olarak göreve başladı. Meslek kariyeri boyunca çevre yönetimi ve doğa koruma konularında hem mesleğinde hem de gönüllü olarak çok sayıda proje, yayın ve kampanya çalışmalarına katıldı. 1999-2017 yılları arasında Türkiye Tabiatını Koruma Derneğinde gönüllü olarak aktif görevlerde bulundu, 2009-2017 tarihleri arasında Genel Başkan Yardımcılığı, aynı zamanda 2010-2018 yılları arasında Tabiat ve İnsan dergisi sorumlu yazı işleri müdürlüğü yaptı. Halen Çevre ve Şehircilik Bakanlığında Su ve Toprak Kirliliği İzleme Şube Müdürü görevine devam etmektedir.