KAZDAĞI GÖKNARI’NIN HİKAYESİ (Abies equi-trojani, Ascherson et Sintenis, 1883)

/ 3 Ağustos 2019 / / yorumsuz
KAZDAĞI GÖKNARI’NIN HİKAYESİ (Abies equi-trojani, Ascherson et Sintenis, 1883)

Kazdağları’nda bizim sadece burada yaşayan bir Göknar türümüz var. Bu popülasyonun genetik varlığı dünya üzerinde sadece bu dağlarda. Yani endemik mi endemik.

Bu özel ve güzel popülasyonun keşfini yapan bilim insanları cins adı Abies (Göknar) olan bu ağaç türünün adını belirlerken equis (latince at demektir) ve trojani (latince Truva demektir) yani Truva Atın’dan esinlenerek Abies equi-trojani koymuşlardı.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNEP) Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından desteklenen Ülkemizde 1996 yılında “Bitki Gen Kaynaklarının Yerinde (in-situ) Korunması Projesi-(GEF-II)” yürütülüyordu. Projenin amacı önemli tarım ve orman türlerimizin genetik çeşitliliğini korumak ve gelecek nesillere aktarabilmekti.  Belirlenen hedef türlerden biri de Kazdağı Göknarı’ydı. Bu genetik hazinelerin yerinde korunmasının önemi ise türlerin binlerce yıl bulundukları sahalarda karşılaştıkları zorlu iklimsel değişimler, hastalıklar ve böcek istilaları gibi doğa olaylarına karşı geliştirdikleri baş edebilme gücünü genlerine aktarmış olmalarının öneminden geliyordu. Çünkü üretimle elde edilen bitkilerin genetik yapısı ki bunu akraba evliliği gibi düşünebilirsiniz zamanla zayıfladığından genetik havuzları güçlendirmek için daima doğadaki güçlü genlere ihtiyaç duyulmaktaydı. Buna o zamanlar herkesin çok farkında olmadığı ama gelecekte iklim değişikliği sorunları baş gösterince tüm insanlığın ihtiyacının olacağı biliniyordu. Anadolu ise bu konuda gerçekten eşsiz bir hazineydi. Proje Çevre Bakanlığı tarafından yürütülüyor, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Orman Bakanlığı ile birlikte çeşitli üniversitelerimiz de katılım sağlıyordu.

Kazdağı Göknarı için de Çanakkale’de bir Gen Koruma ve Yönetim Alanı (GEKYA) belirlenmişti. Bu alanın korunması Kazdağı Göknarı’nın geleceği için çok önemliydi. Projede belirlenen GEKYA’ların koruma statülerinin bulundukları bölgede yaşayan halkla birlikte olması gerektiği için proje kapsamında halkın katılımı toplantıları yapılıyordu. Çanakkale’nin Yenice ilçesinde Kalkım köyünde de böyle bir toplantı yapılmıştı.

Hem Kalkım köyü hem de boyları 30 m’lere varan Göknar’ların görüntüsü sanatın her alanına konu olabilecek eşsiz bir güzelliğe sahipti. Alanın turizm ve tarım potansiyeli müthişti. Geçen sürede Kazdağı Göknarı’nın hikayesine bölgede turizm ve tarımın başarı hikayeleri eklenmeliydi.

Aradan geçen 23 yıldan sonra iklim değişikliği artık herkesin farkında olduğu küresel bir gerçek olmasına rağmen Kazdağı Göknarı’nın hikayesine kim derdi ki altından bir Truva Atı eklensin!

Serap KANTARLI

Doğa ve Sürdürülebilirlik Derneği kurucusu ve yönetim kurulu başkanıdır. 1994 yılında Çevre Bakanlığında Biyolog olarak göreve başladı. Meslek kariyeri boyunca çevre yönetimi ve doğa koruma konularında hem mesleğinde hem de gönüllü olarak çok sayıda proje, yayın ve kampanya çalışmalarına katıldı. 1999-2017 yılları arasında Türkiye Tabiatını Koruma Derneğinde gönüllü olarak aktif görevlerde bulundu, 2009-2017 tarihleri arasında Genel Başkan Yardımcılığı, aynı zamanda 2010-2018 yılları arasında Tabiat ve İnsan dergisi sorumlu yazı işleri müdürlüğü yaptı. Halen Çevre ve Şehircilik Bakanlığında Su ve Toprak Kirliliği İzleme Şube Müdürü görevine devam etmektedir.