TOPRAK BAYRAMI

/ 17 Haziran 2020 / / yorumsuz
TOPRAK BAYRAMI

1945 yılında yürürlüğe giren 4760 Sayılı Toprak Bayramı Kanunu’na göre her yıl 11 Haziran’ı takip eden ilk Pazar günü “Toprak Bayramı” olarak, 11-17 Haziran tarihleri arası da “Toprak Haftası” olarak kutlanmaktadır.

Toprağın, tarımın önemi konusunda bir çok açıklamalar göreceğiz, okuyacağız.. Salgın nedeniyle salon toplantıları olmayacak. Biz de Kent Konseyi Çevre Meclisi olarak, paylaşımımızı buradan yapıyoruz.

Kırklareli  topraklarında M.Ö. 6400 yılında yerleşik tarıma geçildiği İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof.Dr. Mehmet ÖZDOĞAN tarafından yürütülen Aşağıpınar kazılarında ortaya konuldu. Bundan 8500 yıl önce tarım yapılan topraklar üzerine  cezaevleri, mülteci merkezleri, fabrikalar, AVM ler, yaparak geleceğimizi yok ediyoruz. Belki de yaşamı bugünden ibaret sanan zihniyet, gelecek olduğuna inanmıyor. Her şeyi yok ediyor. Benden sonrası tufan diyor.

Atatürk diyor ki..  “Ormansız ve ağaçsız bir toprak, Vatan değildir.   Millî ekonominin temeli tarımdır. Bunun içindir ki, tarımda kalkınmaya büyük önem vermekteyiz. Köylere kadar yayılacak programlı ve pratik çalışmalar, bu amaca erişmeyi kolaylaştıracaktır.”

Yaşamı savunan köylüler onbinlerce ağacın kesilmesini engellemek için davalar açarken,  Mustafa Kemal Atatürk Yalova’da bir çınar ağacını dalının kesilmemesi için  emriyle köşkün yerinin değiştirmişti.

En bereketli ovamızı termik santral için linyit alanı olarak belirlediler. Binlerce yıldır var olma nedenimiz olan topraklar 40-50 yıllık projeler uğruna yok edilmek isteniyor.

Toprakta yetişen bitkiye hayat veren sularımız temiz olmazsa,  nefesimiz olan ormanlar yok olursa yarın  ne olacak?

Ergene havzasını ve toprakları yok ettiğimiz için, bugün buğday, mercimek, pirinç, nohut hatta saman ve otu ithal eder hale geldik. Üstelik ithal ettiğimiz hububat ve bakliyatın bir çoğunun gen kaynağı Türkiye..

Geride kalan bir avuç toprakla yaşam mücadelesi veren köylerimiz şimdi de termik santral, RES, madencilik, endüstriyel hayvancılık tesisleri, çimento fabrikaları, kil ve kalker ocakları  tehdidi altında.

Istrancaların bir noktasında 7 Temmuzda 31 bin ağaç kesmek için “Halkı Bilgilendirme Toplantısı” yapacaklar. Aynı gün bir başka noktada 51 bin ağaç kesilmesin diye Milletin Efendisi köylümüzce açtığı davanın keşif ve bilirkişi incelemesi yapılacak..

Bizler Kırklareli Çevre Meclisi olarak diyoruz ki..

1- Ergene havzası toprakları “TARIMSAL SİT ALANI” olmalıdır

2-  2010 yılında tamamlanan BİYOSFER REZERV ALAN çalışması onaylanmalı ve   Istrancalar Biyosfer rezerv alanı ilan edilmelidir.

3-Istrancalar Dünyanın en önemli KUŞ GÖÇ YOLU  üzerindedir. RES projelerinden vazgeçilmeli. Nesli tehlike altında olan bir çok göçmen kuşun ve Trakya topraklarını mesken tutan  Şah Kartalların yaşam ve üreme alanlarından uzak durulmalıdır.

4-Kırklareli  TURİZM BÖLGE PLANI  Yaklaşık 8-9 Yıldır Bakanlıkta bekliyor. Hala onaylanmadı

5-Dünyanın sayılı, Avrupanın en büyük su basar ormanı LONGOZLAR RAMSAR kapsamına acilen alınmalıdır.

6-Istrancalar NATURA 2000 alanı ilan edilmeli. (Çünkü sınırın Bulgaristan tarafı bu kapsamda)

7-5 Kasım 2009 Tarih 27397 sayılı Resmi Gazetede bölge yer altı su tahsisleri kapatılmış olmasına rağmen, fabrikalar ve hayvan çiftliklerine izinler veriliyor. Türkiye’de  2 Havzada potansiyelden fazla su çekiliyor.. Bunlar Konya ve Trakya.. Konya’da olan OBRUKLAR  ilk defa Malkara ve Ergene ilçesinde oluştu. Bu hızla yer altı suları tüketilirse Trakya da OBRUKLAR yaşanacaktır.

8-Yer altı su besleme alanları üzerinde PATLATMALI MADENCİLİK faaliyetleri bir an önce durdurulmalı yeni ruhsatlar verilmemelidir.

Anayasanın 56. maddesine göre “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Anayasanın  44. maddesi ile “toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek …” 45. maddesi ile de “tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek …” görevlerini yüklemiştir.

Anayasanın 169. Maddesi, Anayasamızda orman alanları daraltılamaz ve Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez denilmektedir.

Telafisi mümkün olmayan sonuçlar yaşanmadan,   bir an önce toprağın önemine ve değerine  bilincine ulaşılarak geleceğe en değerli mirası bırakmak için mücadele etmeliyiz.

Çevre Meclisi  olarak gelecek nesiller için bilimsel veriler  ve hukuksal dayanaklarla her şart ve koşulda,   yaşamı savunmaya devam edeceğiz.

Etiketler
Göksal ÇİDEM

Derneğimizin üyesi ve Kırklareli Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanıdır.