TRAKYA PLANINA EK YAPILMASI KARARINA BİLİMSEL İTİRAZLAR

/ 15 Ağustos 2020 / / yorumsuz
TRAKYA PLANINA EK YAPILMASI KARARINA BİLİMSEL İTİRAZLAR

Edirne İl Genel Meclisi Ağustos ayı toplantısında alınan Trakya Planına ek yapılması kararına karşı Trakya Alt Bölgesi, Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı koordinatörü Okan Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Emre Aysu tarafında yapılan açıklama aşağıdadır:

İl Genel Meclisinin Ağustos Ayı Toplantılarının 1. Bileşiminin 1. Oturumunda komisyona havale edilen Edirne İlinde yürürlükte bulunan 1/100 000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi,Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı notlarına ilave hüküm eklenmesi konulu teklif; “İlimizde İdaremiz yetki alanının önemli bir bölümünü tarım alanları oluşturmaktadır. Günümüzde hayvancılık amaçlı yatırımlara yönelik yoğun bir talep gelmekle birlikte 1/25 000 ölçekli Edirne İli Çevre Düzeni Planının hayvancılık amaçlı yatırımlara yönelik yapılaşma koşullarına ait plan hükümleri yatırımcıların istedikleri yatırımları yapmaları yönünde zaman ve ekonomik engel teşkil etmektedir.” gerekçesi ile gündeme getirildiği görülmektedir.
Trakya Alt Bölgesi, Ergene Havzası tarımsal üretim açısından son derece önemli bir toprak yapısına sahiptir. Bölgenin yaklaşık % 80’e yakın toprakları 1., 2., 3. sınıf tarım topraklarından oluşmaktadır. Bu önemli özelliği Çevre Düzeni Planının Ana Konseptinin oluşturulmasında öncelik taşımaktadır. Bu konsepte bağlı olarak tarım alanlarının kullanımında tarımsal faaliyetlerin gereksinme duyacağı kapalı alan 500 m2 olarak, niteliği sınırlı olan alanlarda ise 1000 m2 olarak belirlenmiştir. Özellikle hayvancılıkla uğraşılacak alanlarda hayvanlar için sundurma niteliğinde düzenlemeler yapılabilmektedir. Bunun dışında büyük çaplı hayvancılıkla ilgili yatırımlar için de İmar Planı Yapma olanağı da verilmiştir. Bu notlar yukarıda komisyonun tanımladığı zaman ve ekonomik engel oluşturmamaktadır.

Hem 100 000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi, Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı ve hem de 1/25 000 ölçekli Edirne İli Çevre Düzeni Planı bölgenin önemli özelliği nedeni ile herhangi bir tarımsal faaliyeti engellememekte, ancak üstün kamu yararının korunabilmesi için notlar dışındaki yatırımları; imar planları; ile gerçekleştirilmesini öngörmektedir. Neden imar planları yolu öngörülmüştür? Bilindiği gibi bu planlar üst ölçekli plan kararlarına göre uzman plancılar tarafından kamu yararı dikkate alınarak hazırlanmakta, meclislerden geçmekte ve kamunun kontrolünü sağlamak adına askıya asılmakta ve üstün kamu yararına ters düşen durumlarda plan itirazları ile hukuk devreye sokulmaktadır. Bu süreç tehlikeli bir biçimde devre dışı bırakılmak istenmektedir. Asli görevi bu planların temel ilkelerine göre yürütülmesini sağlamak olan kurum ve kuruluşların bu tür önerileri geliştirmesi ülke olanaklarının planlı kalkınma ve gelişme adına denetim mekanizmalarının ortadan kalkmasına neden olacaktır.
Öneride bu mekanizmanın ortadan kaldırılıp bir kurum ya da bir kuruluşun yetkisine verilmesi önerisi;

Kamu yararını kollama görevi olan kuruluşları baskı altına alacaktır.
Plan ilkelerini sürdürebilmekte zorlanılacaktır.

Bu konu basit bir imar sorunu olmadığından tarımsal etkinliklerin koruma-kullanma
dengelerini ortadan kaldıracaktır.
Yetkili kurumların temel görevi olan Tarımsal üretimin ve bu üretimin yapılacağı alanların
kamu yararına korunması gereği tehlikeye girecektir.
En önemlisi planlama mekanizmasında yer alan kamunun denetleme yetkisi ellerinden
alınacaktır.

Son derece değerli tarım topraklarının üretimden düşürülmesine ve çevre kirliliğinin kontrol
edilememesine neden olacaktır.
Bu planların yürütülmesinden sorumlu kurum ve kuruluşların planlar çerçevesinde kamu
yararı bağlamında koruma-kullanma dengelerini denetleme ve yürütmeleri sorun haline
gelecektir.

Prof. Dr. Emre AYSU

Trakya Alt Bölge, Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı yapımı sürecinde Trakya Üniversitesi Rektörü olan ve Çevre Bakanlığı ile Plan yapım protokolünü imzalayan Prof. Dr. Osman İnci yaptığı açıklamada:
Trakya tarımsal, tarihi ve turizm yönünden çok özel bir bölgemizdir. Trakya da Tarımın 8400 yıllık geçmişi var. Ülkede Ayçiçeği’nin %63’ü, Pirinç’in %44’ü, Kanola’nın %70’i, Buğday’ın %10’u bu topraklarından üretilmektedir. Trakya Alt Bölge, Ergene Havzası Çevre Düzeni planı bir koruma planıdır. Öncelikle Toprak, Su ve sanayi eşgüdümünü esas alan yaşam planıdır. Bölgeyi korumak amacıyla Trakya Üniversitesi öncülüğünde 4 üniversite, yerel yönetimler, tarımsal kurumlar, Çevre Vakıf ve Dernekleri, ilgili sivil toplum örgütleri ve Edirne Barosu’nun katkıları ile gerçekleşti.
Bu plan yürürlüğe girdiği 13.07 2004 tarihinden beri plan sürekli hedef alındı ve 2005-2008 arası 43 hüküm değişikliği yapıldı. İstanbul’un 1/100.000 ölçekli planı yapımı başlangıcında (2006) İBB Başkanı Kadir Topbaş Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli Valileri ile İstanbul’da yaptığı toplantıda “Trakya Planını biz yapacağız..”açıklaması yaptı. Oysa Trakya Planı onaylanalı 2 yıl olmuştu. İstanbul İMP ve Kentsel Tasarım merkezi Trakya planını kendisine göre iki kez revize etti ancak yargı durdurdu. Bir dizi yargı süreci yaşandı Danıştay 6. Daire kararı ile 2013 den beri ana ilkeler korunmakta. Son yıllarda birinci sınıf tarım arazilerinde kömür işletmesi açılması, enerji üretim alanları kurma girişimlerine karşı da yargı süreçleri devam etmektedir.
Bu kez de Edirne İl Genel Meclisi ve Edirne Belediye Meclisi kararı ile tarım topraklarına denetimsiz ve sınırsız metrekarede hayvancılık amaçlı kapalı yapıları yapılacak. Oysa planda bu yapılar için bir yasak yok, ancak imar planı yapılması koşulu var. Trakya Alt Bölge planında birinci öncelik için emsal, 2. öncelik için 500 m2, niteliği sınırlı topraklar için 1000 m2 kapalı alan yapılabilir. Bu üst sınırı geçenlerin yapılaşma için İmar planı yapılması gerekir. Neden imar planı yapmaktan kaçınılıyor? “…Zaman ve ekonomik bakımda engel teşkil etmekte..” denilmekte. Yatırımı hukuka uygun yapmalısınız. Önerilen teklif ile üst sınırsız ve imar plansız kapalı yapı amaçlanmakta. Bu öneri 1/100.000 ölçekli plana eklenirse:
* Yalnız Edirne değil diğer Tekirdağ ve Kırklareli illerini de kapsama girecektir.
* Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı yapılma nedenlerinden en önemlisi tarım topraklarına izinsiz ve ruhsatsız sanayi(özellikle kirletici) tesislerinin kurulmasıdır. Biz Planlamaya başladığımızda sayı binden fazlaydı. Önce tarım ürünlerini, gübreyi veya tarım gereçlerini koymak amaçlı 50-60 m2 kapalı alanlar yapıldı, birkaç ay sonra yanına yine tarımsal makineler için yerler yapıldı. Bir yıl olmadan buralar fabrikaya dönüştü. Kimyasal ve toksik atıklarını derelere verdiler, İşte Ergene sanayi lağımı oldu. Korkarım benzeri anlayış hakim olacak. İzinler denetim dışı olacak.
* Üst sınır yok, kaç metrekare kapalı alan yapılacak, nasıl yapılacak, çevre kirliliği nasıl önlenecek bilinmiyor.
*Bazı kişi veya kişilerin özel istemlerine göre kararlar çıkacak,
* Tarım arazilerinde neden hayvancılık yapılacak?

* Bu gerçekleşirse Trakya tarım arazileri kevgire döner, tarım arazisinde hayvancılık olur mu? Hayvancılık tarımsal üretim değildir.
Ayrıca Alt Bölge Planı ile 5403 sayılı yasanın 13. Maddesi arasında çelişkiden söz edilmekte. Bu konuyu Plan altında imzası bulunan TBB çevre komisyonu üyeliği de yapmış Av. Coşkun Molla yanıtladı ve Meclisin yorumu doğru değil dedi. Yine İl İdare mahkemeleri, Danıştay 6. Dairesi kararları var. Bu yargı süreçlerinde bu çelişki fark edilmedi mi? Planın onayından 16 yıl sonra mı yasal çelişkiyi fark etmişler.
Sonuçta bu planlı sürdürülebilir kalkınmaya karşı bir tutumdur. Eğer Bakanlık bu eklemeyi yapar ise yine yargıya gideriz.

 

Göksal ÇİDEM

Derneğimizin üyesi, Trakya Platformu Dönem Sözcüsü, Kırklareli Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı olarak görev yapmaktadır.