3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü: IUCN TEHDİT ALTINDAKİ TÜRLERİN KIRMIZI LİSTESİ

/ 3 Mart 2022 / / yorumsuz
3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü: IUCN TEHDİT ALTINDAKİ TÜRLERİN KIRMIZI LİSTESİ

Dünya Yaban Hayatı Günü 2022 Resmi Posteri, Tasarım: Delphine Gillard

Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmenin (CITES) 1973 yılında imzalandığı 3 Mart tarihi Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun, 20 Aralık 2013 tarihli 68. oturumunda Dünya Yaban Hayatı Günü olarak ilan edildi. Dünya Yaban Hayatı Günü (WWD), 2022’de “Ekosistem restorasyonu için önemli türlerin iyileştirilmesi” temasıyla kutlanmaktadır. Kutlamalar, en kritik tehlike altındaki yabani fauna ve flora türlerinin bazılarının koruma statüsüne dikkat çekmeye ve bunları korumak için çözümler tasarlamaya ve uygulamaya yönelik tartışmaları yönlendirmeyi amaçlamıştır.

Uluslararası Doğayı Koruma Birliğinin (IUCN) Tehdit Altındaki Türlerin Kırmızı Listesi’nden alınan verilere göre, 8.400’den fazla yabani fauna ve flora türünün nesli kritik tehlike altında, 30.000’e yakın türün ise tehlikede veya hassas olduğu belirtilmektedir. Bu tahminlere dayanarak, bir milyondan fazla türün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu ileri sürülmektedir.

Türlerin, habitatların ve ekosistemlerin devam eden hızlı kaybı, biz de dahil olmak üzere yeryüzündeki tüm yaşamı tehdit etmektedir. Dünyanın her yerindeki insanlar, gıdadan yakıta, ilaca, barınmaya ve giyime kadar tüm ihtiyaçlarımızı karşılamak için vahşi yaşam ve biyolojik çeşitliliğe dayalı kaynaklara güvenmektedir. Milyonlarca insan da geçim kaynaklarının ve ekonomik fırsatlarının kaynağı olarak doğaya bağlıdır.

Bu nedenle, 2022’de Dünya Yaban Hayatı Günü, en kritik tehlike altındaki türlerin kaderini tersine çevirme, habitatlarının ve ekosistemlerinin restorasyonunu destekleme ve bunların insanlık tarafından sürdürülebilir kullanımını teşvik etme zorunlu ihtiyacını tartışmaya açmaktadır.

Bugün ekosistemlerin onarılması amacıyla yaban hayatındaki türlerin yok oluş durum değerlendirmesinde kullanılan küresel kırmızı listeyi tanıtmak istiyorum. Çünkü bu listeyi ülkemizde de ağırlıklı olarak türlerin tehdit altında olma durumlarını ortaya koymak amacıyla kullanıyoruz. Ancak maalesef konu korumaya gelince en üst düzeyde türlerin neslinin tehdit durumu göstergesi “Kritik Tehlikede-CR” olan türlerimizin dahi yaşama alanlarına müdahaleden çekinmiyoruz. Oysa biyolojik çeşitliliğin korunması ancak yaşama alanlarına yönelik yüksek düzeyde koruma tedbirlerinin belirlenmesi ve ekosistem bütünlüğünün sağlanması ve bozulan ekosistemlerin onarılmasıyla mümkün olabilmektedir.

IUCN Kırmızı Listesi

Kaynak: IUCN, 2012

Kısaca IUCN Kırmızı Listesi olarak bilinen, hayvanlar, mantarlar ve bitkilerin küresel ölçekte yok olma risk durumlarını değerlendiren dünyanın en kapsamlı değerlendirme aracı Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) Tehdit Altındaki Türler Kırmızı Listesi, 1964 yılında kurulmuştur.

IUCN Kırmızı Listesi, dünyanın biyolojik çeşitliliğinin sağlığının kritik bir göstergesidir. Bu liste, türler ve onların tehdit altında olma durumlarını gösteren bir listeden ibaret olmayıp, aynı zamanda insanlık olarak yaşamımızı sürdürmek için ihtiyaç duyduğumuz doğal kaynakları korumak için kritik öneme sahip biyolojik çeşitliliğin korunması ve politika değişikliğine yönelik eylemleri ortaya koyabilmek için güçlü bir bilgilendirme ve harekete geçirme aracıdır. Bir türün yayılış alanı, popülasyonu (nüfus büyüklüğü) habitat (yaşama alanı) ve ekolojisi, kullanımı ve/veya ticareti, tehditler ve gerekli koruma kararlarını vermeye yardımcı olacak koruma eylemleri hakkında bilgi sağlar.

IUCN Kırmızı Listesi devlet kurumları, yaban hayatı daireleri, korumayla ilgili sivil toplum kuruluşları (STK’lar), doğal kaynak planlayıcıları, eğitim kuruluşları, öğrenciler ve iş dünyası tarafından kullanılmaktadır. Kırmızı Liste süreci bugün, IUCN Küresel Türler Programı personeli, ortak kuruluşlar ve IUCN Türleri Yaşatma Komisyonundaki uzmanlar ile tür bilgilerini derleyen ortak ağları içeren büyük bir girişim haline geldi.

Bugüne kadar, memeliler, amfibiler (iki yaşamlılar), kuşlar, resif inşa eden mercanlar ve kozalaklı ağaçlar dahil olmak üzere birçok tür grubu kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. IUCN Kırmızı Listesi, yeni tanınan türleri değerlendirmenin yanı sıra, bazen anlatacak olumlu hikayelerle birlikte bazı mevcut türlerin durumunu da yeniden değerlendirmektedir. Örneğin, koruma çalışmaları nedeniyle bazı türlerin tehdit kategorilerinin iyi yönde gelişme göstererek daha düşük seviyede risk kategorilerine alınması gibi. Ancak bunun yanında kötü haber, biyolojik çeşitliliğin azalmakta olmasıdır. Şu anda, IUCN Kırmızı Listesinde 142.500’den fazla tür var ve bunların maalesef 40.000’den fazlası yok olma tehdidi altında. Bu türlerin % 41’i amfibiler, % 37’si köpekbalıkları ve vatozlar, % 34’ü kozalaklı ağaçlar, % 33’ü resif inşa eden mercanlar, % 26’sı memeliler ve % 13’ü ise kuş türleri.

Tehdit altındaki türlerin yüksek oranlarına rağmen, IUCN Kırmızı Listesi biyolojik çeşitlilikteki düşüşü tersine çevirmek veya en azından durdurmak için çalışmaktadır. Her geçen gün artan türlerin durum değerlendirmeleri, IUCN Kırmızı Listesini daha eksiksiz bir “Yaşam Barometresi” haline getirmeye yardımcı olacaktır. Bunu yapmak için, değerlendirilen tür sayısının en az 160.000’e çıkarılması hedeflenmektedir. IUCN Kırmızı Listesi, yalnızca hedefe yönelik iyileştirme çabalarına ihtiyaç duyan türlerin belirlenmesine yardımcı olmak için değil, aynı zamanda korunması gereken kilit alanları ve habitatları belirleyerek koruma gündemine odaklanmak için de çok önemlidir. Sonuç olarak, IUCN Kırmızı Listesi, gelecekteki koruma ve finansman önceliklerini yönlendirmeye ve bilgilendirmeye yardımcı olmaktadır.

Yaşam barometresi nedir?

Barometre bildiğimiz gibi hava durumunu anlamamıza ve olumsuz hava koşullarına hazırlanmamıza yardımcı olmak için atmosfer basıncını ölçen bir araçtır. Buna benzer bir şekilde IUCN Kırmızı Listesi de türler üzerinde etki eden baskıları ölçer ve neslin tükenmesini önlemeye yardımcı olmak için koruma eylemlerine rehberlik eder ve bilgi verir. Bu nedenle IUCN Kırmızı Listesine genellikle Yaşam Barometresi denilir.

Bugüne kadar 142.500’den fazla tür Kırmızı Liste için değerlendirilmiştir. Bu gerçekten inanılmaz bir başarıdır. Ancak, çalışmalar tamamlanmış değildir. IUCN Kırmızı Listesinin güçlü bir koruma aracı olarak hizmet etmeye devam etmesini sağlamak için hayvan, mantar ve bitki türlerine yönelik değerlendirme sayısının artırılması gerekmektedir.

HEDEF: 160.000 tür

IUCN Kırmızı Listesi en az 160.000 türü değerlendirmeyi hedef olarak belirlemiştir. Bunu başarmak, IUCN Kırmızı Listesinin dünyanın biyolojik çeşitliliğinin sağlığı hakkında en güncel bilgileri sağlama yeteneğini daha da geliştirecek ve böylece kritik koruma eylemlerine rehberlik edebilecektir.
160.000 türe ulaşmak için yapılması gereken iki şey bulunmaktadır:
IUCN Kırmızı Liste değerlendirmelerini yürütmek için eğitilmiş uzmanların sayısını artırmak.
Her yıl değerlendirilen türlerin sayısını önemli ölçüde artırmak.

Şimdiye kadar kaydedilen ilerlemeler

Şu anda, IUCN Küresel Türler Programı 142.500’den fazla türün verilerini yönetmektedir ve bu sayının önümüzdeki birkaç yıl içinde önemli ölçüde artması beklenmektedir. 134.400’den fazla tür, ekoloji, popülasyon, tehditler, koruma eylemleri ve kullanım hakkında destekleyici bilgilerle iyi bir şekilde belgelenmiştir. Ayrıca dağılım haritalarına sahip 115.300’den fazla tür vardır. IUCN Kırmızı Listesinde tutulan veriler, tehdit altında olmayan ve tehdit altındaki türleri içermektedir. Memeliler, kuşlar, amfibiler, tatlı su yengeçleri, sıcak su resifleri oluşturan mercanlar, köpekbalıkları, vatozlar, orfozlar, lapinler, ıstakozlar, kozalaklı ağaçlar ve sikadlar olmak üzere bazı taksonomik gruplar tamamen veya neredeyse tamamen değerlendirilmiştir.

Mevcut veri sınırlamaları

Mevcut veri setinde, Kırmızı Liste verilerine dayalı herhangi bir analiz yapılmadan önce tam olarak anlaşılması gereken bazı önemli sınırlamalar vardır. Şimdiye kadar tür grupları özellikle orman olmak üzere karasal ekosistemlere yönelik değerlendirmeleri kapsamaktadır. Daha iyi belgelenmiş türler arasında, bitkiler veya mantarlardan ziyade hayvanlara yönelik güçlü bir eğilim olmuştur. Ancak bu eğilimleri düzeltmek için adımlar atılmaktadır.

Tüm taksonomik gruplar tam olarak değerlendirilmemiştir. Her Kırmızı Liste Kategorisindeki türlerin sayısına bakarken bunu dikkate almak önemlidir; IUCN Kırmızı Listesi türlerin mevcut durumunun iyi bir görüntüsünü verse de, dünyanın biyolojik çeşitliliğinin tam ve eksiksiz bir değerlendirmesi olarak yorumlanmamalıdır. Dünyada tanımlanan türlerin sadece yaklaşık % 6’sı için yok olma risk değerlendirmeleri tamamlanmıştır. Bu nedenle IUCN, gezegendeki türlerden kaçının tehdit altında olduğuna dair genel bir tahmin sağlayamamaktadır.

Taksonomik boşluklar

Bitkiler – IUCN Kırmızı Listesi 58.000’den fazla bitki türünü içerir, ancak bu hala dünyanın bilinen bitki türlerinin küçük bir bölümünü temsil eder. Bu boşluğun giderilmesine yardımcı olmak için IUCN, bir dizi değerlendirme projesi yürütmekte ve bunları ulusal Kırmızı Liste çabalarıyla ilişkilendirmektedir. Örneğin;
İnsanlar İçin Bitkiler Girişimi; tahılların yabani akrabaları, tıbbi bitkiler, kereste elde edilen ağaçlar ve palmiyeler grupların her birinde öncelikli bitki türlerinin değerlendirilmesine odaklanmıştır.
Küresel Ağaç Değerlendirme ise; her bilinen ağaç türünün koruma durumunun değerlendirilmesini amaçlamaktadır.

Tatlı su türleri – Tatlı su sistemleri, tüm ekosistemler arasında en çok tehdit altında olan ekosistemlerdir ve bu habitatlara bağlı birçok tür, aynı zamanda yerel insanlar için çok yüksek bir geçim değerine de sahiptir. IUCN tatlı su ekosistemlerinde şu gruplara odaklanmaktadır: balıklar, yumuşakçalar, yengeçler ve kerevitler ile yusufçuklar. IUCN Tatlı Su Biyoçeşitliliği Birimi (FBU), tatlı su biyolojik çeşitliliğine yönelik büyük tehditler olması nedeniyle bu konuda farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır. FBU, Nehir Bankası girişimi aracılığıyla, IUCN Kırmızı Listesi’ndeki tatlı su türlerinin değerlendirmesi sayısını artırmaya çalışmaktadır.

Deniz türleri – Deniz alemi, değerlendirilen türlerin %15’inden daha azını içeren IUCN Kırmızı Listesinde hala yetersiz bir şekilde kapsanmaktadır. IUCN deniz balıkları, omurgasızlar, bitkiler (mongrovlar ve deniz çayırları) ve makro algler (deniz yosunları) olmak üzere öncelikli taksonomik gruplar belirlemiştir. Bu öncelik grupları değerlendirilebilirse, IUCN Kırmızı Listesi’ndeki deniz türlerinin sayısı altı kattan fazla artacaktır.

Sürüngenler – Küresel iklim değişikliğinin etkileriyle şiddetlenen dünya genelindeki arazi bozulmalarıyla birlikte, kurak ve yarı kurak sistemler genişlemektedir. Kurak ekosistemler, şimdiye kadar değerlendirilen tür grupları tarafından çok zayıf bir şekilde kapsanmaktadır ve dünyanın birçok yerinde giderek daha fazla bozulmaktadır. Tüm dünyadaki 11.000’den fazla sürüngen türünün eksiksiz bir değerlendirmesi bu boşluğu doldurmaya yardımcı olmaktadır. Bu değerlendirmeler aynı zamanda tüm karasal omurgalıların değerlendirilmesinin tamamlanmasına da yardımcı olmaktadır. Sürüngen değerlendirmesi, bir dizi bölgesel proje aracılığıyla yürütülmektedir ve şu anda değerlendirilen 10.100’den fazla türle (tüm sürüngenlerin % 87’si) iyi bir ilerleme kaydedilmiştir.

Omurgasızlar – Hayvanlar alemindeki en büyük taksonomik grup, tüm hayvanların yaklaşık % 97’sinin omurgasız olduğu tahmin edilmektedir. Ancak omurgasızlar şu anda IUCN Kırmızı Listesindeki tüm hayvan değerlendirmelerinin yalnızca % 32’sini oluşturmaktadır. Bu önemli grubun temsilini iyileştirmek için IUCN, bombus arıları, kral kelebekleri, kırlangıçkuyruğu kelebekleri, tatlı su kabukluları, yusufçuklar, kadife solucanlar, dev istiridyeler, deniz kulakları, deniz kestaneleri, seçilmiş örümcek aileleri, akrepler ve çekirgeler için kapsamlı değerlendirmeler dahil olmak üzere belirli taksonomik gruplara öncelik vermiştir.

Mantarlar – Mantarlar dünyanın en fazla biyolojik çeşitliliğe sahip gruplarından biri olmasına rağmen, aynı zamanda şu anda yayınlanmış 600’den az tür değerlendirmesiyle IUCN Kırmızı Listesi’nde en az temsil edilen taksonlardır. Mantarlar ekosistemlerin hayati bileşenleridir; besin geri dönüşümü için gereklidir ve insan yaşamına çok çeşitli faydalar sağlar. Mantarların Kırmızı Listedeki temsilini iyileştirmek için, IUCN şu anda seçilmiş likenler, mantarlar ve küflerin belirlenmiş bir dizi mantar grubunu değerlendirmeye odaklanmaktadır.

Kırmızı Listeye daha fazla tür dahil edilmesiyle verilerdeki sapmalar azaltıldığında, IUCN Kırmızı Listesi, küresel ve bölgesel analizlerin yürütülmesi için daha sağlam bir temel sağlayacaktır. Buna ek olarak, bu veriler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (CBD) 2020 Aichi Biyoçeşitlilik Hedefleri ile Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin (SKH’ler), özellikle Hedef 15’in gerçekleştirilmesine yönelik ilerlemeyi ölçmek için gereken göstergeler için temel sağlayacaktır.

Sonuç olarak; IUCN Kırmızı Listesi koruma eylemlerimiz için önemli bir değerlendirme aracıdır. Bu kapsamda ülkemizdeki bütün türler kırmızı liste belirleme kategorileri kapsamında uluslararası standartlara uygun olarak değerlendirilmelidir. Bununla birlikte değerlendirmeleri tamamlanmış ve büyük oranda tehdit altındaki türlerimizin yaşama alanlarının korunması ve yasal düzenlemelerle sıkı koruma tedbirlerinin geliştirilmesi ve bu düzenlemelerin hayata geçirilmesi de bir o kadar önemlidir.

KAYNAKLAR:
https://www.iucnredlist.org/
https://wildlifeday.org/

Doğa ve Sürdürülebilirlik Derneği kurucusu ve yönetim kurulu başkanıdır. 1994 yılında Çevre Bakanlığında Biyolog olarak göreve başladı. Meslek kariyeri boyunca çevre yönetimi ve doğa koruma konularında hem mesleğinde hem de gönüllü olarak çok sayıda proje, yayın ve kampanya çalışmalarına katıldı. 1999-2017 yılları arasında Türkiye Tabiatını Koruma Derneğinde gönüllü olarak aktif görevlerde bulundu, 2009-2017 tarihleri arasında Genel Başkan Yardımcılığı, aynı zamanda 2010-2018 yılları arasında Tabiat ve İnsan dergisi sorumlu yazı işleri müdürlüğü yaptı. Halen Çevre ve Şehircilik Bakanlığında Su ve Toprak Kirliliği İzleme Şube Müdürü görevine devam etmektedir.

Yorum yaz