TERİAS PROJESİ KAPSAMINDA TRABZON’DA İT DOLANBACI İSTİLACI BİTKİSİ ÖZELİNDE DÜZENLENEN EĞİTİME KATILIM SAĞLADIK

/ 14 Eylül 2021 / / yorumsuz
TERİAS PROJESİ KAPSAMINDA TRABZON’DA İT DOLANBACI İSTİLACI BİTKİSİ ÖZELİNDE DÜZENLENEN EĞİTİME KATILIM SAĞLADIK

Türkiye ve AB arasındaki Katılım Öncesi Mali Yardım programı  (IPA II) çerçevesinde Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen “Türkiye’deki Karasal Ortamlarda ve İç Sularda İstilacı Yabancı Türlerin Oluşturduğu Tehditlerin Değerlendirilmesi (TERIAS)” projesi kapsamında 23-24 Ağustos 2021 tarihinde Trabzon ilinde düzenlenen “İt Dolanbacı (Sicyos angulatus) Türü Özelinde İstilacı Yabancı Türlerin Kontrolü ve Yönetimi” eğitimine Derneğimizi temsilen üyemiz Biyolog Burcu BEYCAN YULCU katılım sağlamıştır. Sayın Beycan Yulcu’nun  it dolanbacı istilacı türü ile ilgili açıklamaları aşağıda yer almaktadır.

Taşındıkları alanlarda yerli türlerle rekabete girerek bu türlerin yaşam alanlarını işgal eden, genetik bozulmalara yol açan, hastalık bulaştıran ve küresel ölçekte biyolojik çeşitliliğe yönelik en önemli tehditlerden biri olarak görülen türlere istilacı yabancı tür denir. Ekosistemlere, insan sağlığına ve ekonomiye büyük zarar vermeleri sebebiyle istilacı yabancı türlerin ülkeye girişlerinin kontrol altına alınması ve engellenmesi önem taşır.

Küreselleşme, ulaşım ve teknolojideki gelişmeler nedeniyle artan insan hareketlerinin hızıyla dünya üzerinde istilacı yabancı türler birçok ülke ve coğrafyada etkili olmaya devam etmektedir. Bütün taksonomik gruplarda yer alan türler istilacı olabilir; omurgalılar, omurgasızlar, sucul ve karasal bitkiler, mikroorganizmalar. Dünyada bulunan yaklaşık 45 binden fazla istilacı türün 17 bini artık doğallaşmıştır. Türkiye’de ise yaklaşık 12 bin bitki taksonu bulunmakla birlikte bunun 107 tanesi istilacı türdür.

İstilacı türler neden başarılı? İstilacı bitki türlerinin başarısını etkileyen bazı faktörler vardır; birçok toprak koşulunu tolere etme, hızlı yayılma, zararlılara veya yırtıcılara ve hastalıklara dirençli olma, erken olgunlaşma, iklim veya çevresel değişimlere olumlu cevap verme, hızlı büyüme, doğal düşmanlardan etkilenmeme ve her sezon çok miktarda diaspor üretme. İstilacı bitkiler için uygun koşullar; bozulmuş habitatlar (yangın, sel veya insan eliyle), vejetasyonun yeni geliştiği habitatlar, coğrafik olarak izole olmuş biyolojik çeşitlilik bakımından nispeten zengin topraklar, nemli habitatlar, besin bakımından nispeten zengin topraklar, organik ve inorganik kirlenmenin fazla olduğu habitatlar.

Tek yıllık tırmanıcı bir otsu bitki olan it dolanbacı (Sicyos angulatus), doğal yayılışı Kuzeydoğu Amerika olup ülkemize girişi Gürcistan’dan insan ve tarımsal ürünlerin taşınması başta olmak üzere kuş göçleri ve memeliler aracılığı ile olan bir istilacı yabancı türdür. Habitatı 0-1200 rakımlarında, besin bakımından zengin, ıslak ve nemli alanlar, dere içleri, dere ve akarsu kaynaklı taşkın alanlar, yol kenarları, atık ve çöp alanlarıdır. Tohum kabuğu suya ve çürümeye karşı oldukça dayanıklıdır. Tohumlar Nisan’dan Ekim ayına kadar çimlenebilir. Çimlenme 1-5 cm arasındaki derinlikte çok kolay gerçekleşir. Ekolojik koşullara ve yaşadığı yere göre her birey 250-38.000 adet tohum verebilir. Dallanmış güçlü sülüklere sahiptir. Sülükler her iki yöne de kıvrılır. Çit, duvar, kaya, ağaç ve binalara kolayca tutunabilir.

20. yüzyıl başlarında Avrupa’ya süs bitkisi olarak getirilmiş ve daha sonra doğaya kaçarak tüm Avrupa’ya yayılmıştır. Türkiye’de Doğu Karadeniz Bölümü ve Orta Karadeniz Bölümü’nün doğu kesimlerinde gözlenir. Tarım bitkilerine sarılarak onların devrilmesine, ürün kaybına ve hasadın zor yapılmasına neden olur. İstila ettiği alanlarda özellikle fındık, çay ve kivi bahçelerinde etkili olduğu, bazı endemik bitki popülasyonlarını olumsuz etkilediği tespit edilmiştir.

İt dolanbacı ile mücadele felsefesi nasıl olmalıdır? Mücadeleye her zaman öncelikle hiç bulaşma olmamış veya çok az bulaşma olmuş alanlardan başlanır. İstilacı bitkileri ortamdan sökerken (bitkini çiçeklenmeden sökülmesi önemlidir) doğal ortam mümkün olduğunca tahrip edilmemelidir. Mücadelede tek yöntem yerine farklı yöntemler de tercih edilmelidir. Bunlar; tarımsal alan dışında kalan atık alanların yakılması, özellikle bulaşma olan alanlarda ışık geçirmeyecek şekilde toprağın üstünün kapatılması gibi.

İstilacı yabancı türlerle mücadelede zaman geçtikçe müdahale etkinliği azalır, maliyet artar. İstilacı yabancı türlerin yeni yerleştiği ortamda, ekosistemlerde baskın tür haline gelmeden varlığının tespiti ve raporlanması gerekir. Bu yüzden mücadelede farkındalık çok önemlidir.